16 Temmuz 2011 Cumartesi

hayal kurmak iyidir



düşünüyorum kendimi böyle
evet aynı resimdeki gibi
sonra bu bir hayal mi diyorum
oysa ki hayal kurmak güzel, karşındaki deli deyince gülümsemenizi sağlıyor bu hayaller.

hayalim ol diyorum
hayal olalım
nasıolsa gerçekleşme ihtimali bizim gerçekliğimize bağlı

eğer varsak, var olduğumuzu biliyorsak birbirimizin
o zaman hayal gerçek olur
ve bazen herşeye rağmen gerçekler çok güzeldir.

15 Temmuz 2011 Cuma

kral çıplak




bazen gerçekleri sevmiyorum.
bildiğim gerçekleri yok sayıyorum. diyorum biraz uzak dursunlar benden, şu anın tadını kaçırmasınlar.

gene öyle oldu işte.
kabul etmek istemediğim ya da kabul edip kenara ittiğim gerçekler önüme çıkıyor.

biri bağırdı birden
kral çıplak

biliyordum oysaki, benim dışımda onunda bilmesi belki de canımı sıktı.

gerçekler hep var
ama keşke biraz daha uyuyup öyle uyansaydım.

beynimin en olmadık yerine battım şimdi.
çıkışım güzel olsa bari

bu arada evet kral çıplak
ve gerçekler cidden acı

7 Temmuz 2011 Perşembe

midede kelebeklerin uçuşması




mide lan bu ,ekmek olur su olur falan filan diyordum ama değilmiş öyle işte, insanların bildiği varmış. bir günlük ömrü olan kelebekler bile bir süre midede takılabiliyormuş. heyecanın sevgi hali belki de canlı kılıyor birdenbire midede onları.

beklemediğiniz anda belki de beklediğiniz ya da yok canım daha neler diyebileceğiniz bir cümleyi duymanız, bir gülümsemenin farkına varmanız var kılıyor kelebekleri. heyecan sevgiyle birleşince oluyor ama bu. sanki kelebek sevgi demek oluyor. mide kalbe bile dönüşebiliyor. ya da bir bağ oluyor allahım, midede kelebek etkisi, kalp desen kelebek kanatı çırpışı gibi atıyor. güzel bir hismiş. hep böyle kalsın diye heyecanla kelebekler ağzınızdan çıkmasın diye bir eliniz ağzınızda diğer el kalp mide arasında gelip gider halde yaşıyorsunuz bir ara.

kelebekler hiç ölmesin.

anne- babanın götüne girme imkanı




göze girmek ile göte girmek arasında ince çizgi var mı bilmiyorum. ince çizgileri hiç sevmedim zaten.

kaba bir başlık mı oldu tedirginliğiyle başlasamda yazıya aslında hayatın bana kaba davrandığını düşünmeden de edemiyorum.

göze giremediğimin farkındayım, şimdi bildiğiniz, bildiğim şeyleri yazmanın anlamı yok. olmadı işte beceremedim. ama sanırım göte girme durumunu başaracağız.

merak ediyorum anne ve babamın içine o daracık delikten girebilir miyim?

amman dizimizin dibinde olsunlar, amman sağlıklı olsun yanımızda olsunlar
amman kötülük gelmesinler
çalışsın işi ne demeler
bla bla bla

merak ediyorum birazdan annemin götüne girebilecek miyim? napıcak beni, ne olucağım ben böyle? ne bekliyor nedir istediği?

ne kadar moderniz biz, ay ay modunda olsalarda
hala akşam ezan vakti kız dediğin evde olmalıdır bizimkilere göre.

hala annem beyaz gelinlik hayali kuruyor benim için, hatta bu ara fazlaca bir ah ah kızlarımı evlendirsem modunda
ah anne bilmiyorsun işte...


bedeninden çıkardığın sen gibi bile kokamıyor bazen, sen gibi nasıl hissetsin?

aslında çok gerginim şuan, sövmelerim var ama gereği yok ki hiçbir şeyin.

evdeyim
hem ah bu kız hep evde oturuyor, şu lanet bilgisayarın başında diyorlar hem dışarı çıkışları sınırlar içine alıyorlar.
sınırsızlığın olmadığı bir dünya da her şeyi düşünne, sınırsızlığı seven beynimden kendimi vurasım var.

susmalı şimdi
hala merak ediyorum
şimdi annemle babama hadi desem götlerine girebilecek miyim? alabilecekler mi beni içlerine?

3 Temmuz 2011 Pazar

gülebilme ihtimalleri



insan birden heyecanlanabiliyormuş, bir anda mutlu olabiliyormuş mesela. şaşırtıcı değil mi? ben çok şaşırdım. ama daha çok şaşırmak istiyorum

30 Haziran 2011 Perşembe

derinindeyim kendimin

derin bir yer burası ama ben sığ düşüncelerin arasında sörf ediyorum. arada yoruluyor bir düşünceye takılıp kalıyorum. sıkıca kavrıyorum onu, düşüncenin canını yakıyorum. ama tek göz yaşı akıtan benim...



gülmeyi seven ağzım asık bir ifadeye büründü gene, oysaki bir gün önce iyidi. en azından ekranın karşısında gülümsüyordu. kim olduğunu bilmediğim birinin sözü bile yüzüme güzel bir şekil verebiliyordu. şimdi ne oldu da böyleyim?



en derinime ulaşamadım sanki, elimi uzatıyorum daha derine daha derine en derine, yok varamıyorum.

kendime, özüme varamayışıma üzülüyorum şimdide.



ulaşabildiğim yerde sıkıntıya battım. anı diye biriktirdiğim şeyler burada tozlanmış, üzerine üflemek lazım ama yad etmemek lazım. yad ettiğim an içimdeki daha pis kokulu bir yere batıcak gibiyim.



huzurum nerede? hangi köşeme fırlatıp attık onu?



kusucak kadar mutsuzum. belki de mutsuzluktan içime kusmuşum?



kuşlar, kanat çırparak uzaklaşırken, kanadımın olmayışı mı beni tutsak kılan?



derinlerde bir yterde kuş sesleri olan bir şarkı duydum. fısıldıyorum şimdi, olmayan ingilizcemle çocukça bir söyleyiş oluyor şimdi, şarkıcı duysa yazık der. ama bana mı şarkıya mı onu bilemiyorum şimdi.



çok derin bir insan değilmişim bunu anladım. belli, katmanlarım var ve sanki az daha sıkıntı yaşısam içice geçicekler. karmakarışıklığım son bulmayacak, ne acı!



derinlerde bir yerde şen kahkaha duydum. ben miyim o, hay maşallah nasıl bir ses o?

kim güldürmüş ki beni?



birinin beni güldürme fikri ne de sıcak bir şey.

ısındım burada, hep kalsam mı ki?



çıkışı olmayan yollara dalmaya alışkın adımlarım.

yürüyorum ama o şen kahkahanın geldiği sese yaklaşamıyorum.



hayal miydi, neydi?



derinindeyim kendimin.

kendimden bir o kadar uzak,

kendimin bir o kadar içindeyim.



yüzleşmekten kaçmadığım duygulara dokundum yine,

tenim bir ölü kadar soğuk,

içimin sıcaklığına erişmek içinse daha çok yolum var...

17 Haziran 2011 Cuma

tez - savunma- jüri




Merak edenler ya da etmeyenler ıcın yıne de yazmalı sankı

Ne oldu kayra senın su savunma jürı tez bla bla dıye aklının ucundan gecırenler suskunlugumu kotu algılamasın
Sakinlestım
Rahatlamadım henuz kanatlanmadım ama ıyıyım ucucak gıbıyım

10 hazıran gunu okula gıttım. Aslında sonucu az cok bılıyordum bıtmedı bu tez yea dıyen bı danısmanım vardı bılıyorsunuz, 2 yıldır nesı bıtmedı anlamadıgım tezımı sundum
Iyı gectı savunma, hatta şaşkınım bana nıye cok saldırmadılar dıye

Teknık sorunlar dışında tezımde bır sorun mevcut degıl
Hatta ıyı seyler oldu

Belkı de ozlenen beklenmeyen bır guzellıkte gectı 10 hazıran
Agustos ortasında bır kez daha jurıye cıkılacak ve dıplomayı alıcaz ıns.

Sonrasında ne olucak bılmıyorum
Bılseydım ucar mıydım ah onu da bılmıyorum
Ama keske gok yuzunun mavılıgı gelecegımı de bulsa, boyasa, kaplasa