15 Aralık 2009 Salı

bilmediğim dil de

bilmediğim dilde bir şarkı çalıyor ve ağlıyorum
anlamsız geliyor tüm yaşananlar, olan bitenler...
bakıyorum gördüğüm aydınlığı bile anlamsız kılıyor yaşadıklarım ya da durduğum yer.

bunalıyorum.

bilmediğim bir dili konuşan kadın söylüyor şarkıyı. belki de rahatlamak ve ardından para kazanmak için harmanlanmış bir melodi bu ama olsun ne kadar çok etkiliyor beni

bu ara ölüm o kadar lezzetli geliyor ki,
uçmak nereye gittiğini bilmeden,

yanmakta var sönmekte...
içimdeki bilinmezliğin yangınından iyi gibi her şey sanki.

korkuyorum, üzülüyorum, beklemekten bunalıyorum
ve gene sanırım kuyunun içinde gözyaşı denilen sıvının içinde boğuluyorum.

bilmediğim dilde kadın şarkı söylüyor ve ben anlamını bilmediğim sözlere yeni anlamlar katıyor ve ağlıyorum.

anlamlandırmak bu olsa gerek.
hala yaşam belirtisi veriyor içim...

oysa şimdi ki yaşananlar, bir yok oluşu anımsatıyor....

bilmediğim bir dilde kadın şarkıyı söylüyor bense kendimle yüzleşiyorum. içimdekini yok ediyorum...

9 Aralık 2009 Çarşamba

desene bana ???????

nedır bızı mutlu kılması gereken
ve bızde olmayan
neden yasıtlarımızın yasadıgı bı guzellık bıze uzakken onlara yakın
neden ınsan acı ceker
acı neden ınsanlar ıcındır
acıyı neden cekerız
desene bana
acı cekmeyı kım uygfun kılmıs ınsana
sevgı varken nıye acı tatlı olur
nıye aglarken tuzlu gozyası sevgı kokar
ama bos bombos bısı ıcın gozyası akııtırken
tuzu daha can acıtıcı
damak tadı bozucu olur gozyasının
nıye
nıye mutlu olmak uzak
acı cekmek yakın bıze
yasıtlarımızınkınden cok farklı bısı yasam
sukretdılesı bı yasam mı bu
sukretmek mı lazım
sukur ne
sukur sabretmek mı
desene bısı
desene

depresyon ...

uyanırsınız sabah, ama zaten gece uyumamış olduğunuzu bilerek günaydın bile demeden kendinize. soğuk suyu yüzünüze çarparsınız. canlanır bakışlarınız bir anlıkta olsa. yapacak işiniz yoktur, olsa da yapmak istemiyorsunuzdur. sözlüğe bakarsınız hemen. belki de tek merhaba dediğiniz odur. çevrenizdeki kimseyi görmek , onların sesini duymak istemezsiniz. bir giri görürsünüz. zaten öylesi hep bulur sizi...
okursunuz, her satırda ağlanacak bir yer bulursunuz. yazının sonuna ermeden hıçkıra hıçkıra ağlarsınız. sonra durmadan şunu sorarsınız insanlar niye hep acı çeker? sorunun cevabını bulamazsınız. ama bir yandan da niye acı ceker gibi bir haliniz olduğunu sorgularsınız. işte bu durumun tek cevabı vardır. depresyonun sarsıcı kollarındasınız. her şey acılı gibi, her şey ağlanası, her şey masum siz günahkar, herkes iyi siz kötü ve kötü olduğunuz yer ise karanlık...

depresyon nedir derken?

günaydın diyememek sabahları kendine ve çevrenizdekilere.
isteksizliği en büyük en derin yerlerde hissetmek. konuşmamak, susmanın en anlamlı olduğıunu sanmak...
çalan telefonları sessize almak, odaya gelen bir yakına sert , isteksiz, anlamsız cümleler kurmak, çalan şarkıda acı cekecek bir yeri hemen bulup sevmek, okunan bir metinde acıyı keşfetmek, metinlşer başlıklar arasında en kederlisini bulup okuyup ağlamak....

gece uyumadığını bile bile sabah yeni bir gün mü acep diye düşünmeden yatılan yataktan yorgun ve inildeyerek, saç baş dağınık, beyin karışık kalkmak...

aynaya zaten bakmayı unutup sadece yüz yıkarken, ki yüz yıkama soğuk suyu sırf kendine bir an oldun gelebilmek adına yüze vurmak, aynaya göz ucuyla bakıp donuk, ışıksız, tek bir yere sabitlenmiş gözleri görüp irkilememek....

tüm bunlar olurken sadece ağlamayı, uyumayı, uzak durmayı, küskün olmayı, suskun olmayı seçmek...

ve tüm bunları seçerken, insanlar niye hep acı çeker sorusuna cevap aramayı bırakıp ağlamak, kederlenmek...

ve yine tüm bunlara inat gibi yaşamak, yaşamak sıkıntıyla, yaşamak umutsuzlukla, yaşamak kendi kendini bir kuyuya itip burası çok karanlık, çıkışta yok ne olacak şimdi diye düşünüp kalmak...

işte depresyon bu birazda. belki de tüm bu sayılanlardan da kötü ya da iyi.
ama yaşanması sarsıcı , beyin ve ruhun afedersin birbirini mikip bırakıp çöpe atmasıdır.
düşüncelerin ruha tecavüzüdür birazda...

tecavüz kadar yıkıcı bir saldırıdır. suçlusu kendinken , kendini asamazken, dar ağacı kurup oturup ona bakmaktır....

7 Aralık 2009 Pazartesi

susuyorum

içimde bir çok cümle akıp giderken ben sadece susuyorum.
gene girdim bir deliğe...
hatta yarım o deliğin girişinde sıkışıp kaldı, nefes alamıyor gibiyim...
aslında hiç bir şey kötü değil hayatımda, sağlıklıyım da
peki şimdi bu hal ne?
canım acıyor, gidiyor ruhum bir yana ama nereye neden bilmiyorum
sadece dostlara iyi değilim ben diyorum, iyi değilim nereye gidiyor ruhum bilmiyorum...

iyi değilim, gerginliğim artıyor. saldırganım da...
kendimi , etrafımı parçalayasım var...

susuyorum
küskünüm
ama küskünlüğüm neye bilmiyorum

girdiğim bu deliğe sığınabilecek miyim?
içinden çıkabilmeyi sececekmiyim bilmiyorum

ama iyi değilim ben,
ne yaptım kendime bilmiyorum.

susuyorum.
içimde onlarca düşünce, sayfalarca cümle var
ve susuyorum

2 Aralık 2009 Çarşamba

özlemek...

kokuyor üzerim yanık bir özlem,
ağzımda başkasına ait bir damağın tadı...
gün geçiyor ama koku da tat da bırakmıyor beni.
sonra sözlüklerden bir kelime arıyorum bu duruma,
kocaman özlemek kelimesi çıkıyor koyu harflerle,
bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi,
kavuşmayı istemek yazıyor.
anlıyorum o an.
neydir bu üzerimdeki .
özlemek, bir kokuyu ve tadı
en olmadık zamanda ve yıllar sonra yeniden
ilk defaymış gibi duymayı dilemek...

1 Aralık 2009 Salı

olmayan sevgiliye mi desek, geçmişe mi desek ne desek : )




sanki bir aşkım var mış onu yitirmişim ve şimdi onu anımsadıkça bu şarkıyı mırıldanıyormuşum gibi ...
çok garip, oysaki hello my love dediğim diyeceğim biri yok, olmadı da...

neden seviyorum bu şarkıyı?
yumuşaçık sanırım o yüzden...

hello my love
it's getting cold on this island
i'm sad alone
i'm so sad on my own
the truth is
we were much too young
now i'm looking for you
or anyone like you

we said goodbye
with the smile on our faces
now you're alone
you're so sad on your own
the truth is
we run out of time
now you’re looking for me
or anyone like me

na na na na…

hello my love
it's getting cold on this island
i'm sad alone
i'm so sad on my own
the truth is
we were much too young
now i'm looking for you
or anyone like you