tamda istediğim buydu işte.
gidenlerin içinde kalmak. hatta sürüye uymak. bir adamdan gitmek, bir memlekete veda etmek. en çok annem ağlasın arkamdan. ya da babam sövsün tamda bizim kızın yapacağı iş bu diye.
bilmiyorsunuz siz ama bir yolculuğun biletini aldım. işte bu kadar pisim aslında ve bu kadar temizim , hatta birini kendimi yok sayacak kadar sevebilen bir temiz.
gidenlerim oldu çok. ardında kalan bendim. ben vardım bir ben içeri. sonra delirdim delirişlerim oldu , hep onsuzlukların dil çıkarmasıydı.
eylemlerim oldu çokca aşklaşmalarım ama gitmelerim olmadı. hep hayal ettim. masturbasyon gibiydi. bir elim kalbimde bir elim beynimin içinde. kıvranıyordum. kıvırıyordum.
sonra bak dedi dünyanın bir başka hali, i,çtin de ne oldu? deliydin, günahtın ya da her günaha sonrasında göz yaşı akıttın da ne oldu?
düşündüm. bir kedi masumiyeti yüklendi gözüme. en çok onun bakışında kedi oldu gözüm.
titredim mi ne?
el uzattım tutar mısın?
lisanın yok ama ne önemi var isteyince olur dedi. olur dedim.
gitmek eylemleri korkutucu değil şimdi.
gidilebiliyormuş. en çok ben ağlayacağım ama yine de gideceyim. şimdi benim zamanımmış işte.
herkes sırasını bilmiş gitmiş.
gitmek bir sevda kuşunun kanadındaymış.
uçarmış insan. hayali olsa da bilmediği bir ülkenin toprağına konarmış.
26 Eylül 2011 Pazartesi
16 Eylül 2011 Cuma
ne çabuk değişiyor dünya
yazacak çok şeyim var ama bugün süre az.
işin özü başlıkta belli
değişiyor yollar.
bilmem ne kadaar başarılı olurum yürümekte
ama farklı bir yola girdim. ve iyiyim
güzel yani
güzel bir iyilik
kokuyor muyum ne güzel güzel
hadi bakalım maşallah:)
işin özü başlıkta belli
değişiyor yollar.
bilmem ne kadaar başarılı olurum yürümekte
ama farklı bir yola girdim. ve iyiyim
güzel yani
güzel bir iyilik
kokuyor muyum ne güzel güzel
hadi bakalım maşallah:)
8 Eylül 2011 Perşembe
3 eylül 2011
Zaman çok çabuk geçiyor
Ama ağzımdan o buruk tad
Daha önce defalarca yarım kaldım
Yarsız kalmışlığımda var.
Ama hiç böyle olmamıştı.
Hep öyle deriz, hiç bu kadar sevmedim, hiç bu kadar acı çekmedim, sensiz olmaz cart curt.
Her acı özünde aynı, çekeni siz oldukça derece, çeşit ne önemi var ki?
Yazacak çok şey varken susmak. Evet tamda buydu bir ayı geciktir yaşadığım .
Vahşi bir hayatın içinde, korkularla yüzleşmek yerine ölü taklidi yapmak gibi bir şey. Ölmedim daha ama taklidini yapmak güzelmiş. Nefes bile almadan durmak, nefes almayı unutmak, unut gitsin demek, unutamadım unutamadım hala seni demek ama duymamak…
Bir duyulmak istiyorum dinleyesi geliyor insanın ama ne önemi var. Geçmişe bırakılmış bir adamın dediği gibi “ dün dündür bugün bugündür.” Oysa ki bilmiyor ki bu kadın dünle bugünü hep harmanlıyor hatta yarını da katıyor birbirine, cadı kazanı gibi beyninde kalbinde kaynatıyor.
Dumanım tüttü bir ara. Ve kimse görmedi. Gördü ama bir şey demedi. Dememesi iyidi belki de, bilmeyenler oldu sebebini sıkıntımın. Hatta gözyaşlarıma bir sınır biçtiler. Oysa ki şarkılar bile dedi yıllarca gözyaşlarımı bitti mi sandın diye…
Geçer dediler mesela. Hastaya iyi olucaksın derken ki gözlerinde olan yansımayla. Hani acıma ile keşke iyi olsa arasında kalmış bir duygu vardır ya, aynen öyle. Sürünmesin ölsün diyen de vardır bak. Onlar daha gerçekçi.
Ah gerçekler.
Kabul ettiğim, bildiğim, sahiplendiğim , yaşadığım gerçeklerin yüzüme tokat misali vurulmasının acısını yaşadım uzun bir süre. Geçer demişlerdi hani
Geçer elbet.
Her şey bitiyor nasılsa, her şey geçiyor.
Çanakkale geçilmez dediler, yetti mi misal?
Şimdi iyiceyim.
İyilik nedir sorusunun cevabı olmadan “iyiyim” sözünü sahiplendik çoğumuz. Varsın bende sizden olayım.
İyiyim.
Bir beden daha geçti içimden.
Bir tene yakın ama uzak oldum gene.
Ya vardım ya hiç olmadım.
Uslanmadım, ders almadım.
Dert edindim, derman olmadım.
Kimsenin derdi, dermanı olamadım.
Kendimleyim.kendi başımı ben yedim.
Ama ağzımdan o buruk tad
Daha önce defalarca yarım kaldım
Yarsız kalmışlığımda var.
Ama hiç böyle olmamıştı.
Hep öyle deriz, hiç bu kadar sevmedim, hiç bu kadar acı çekmedim, sensiz olmaz cart curt.
Her acı özünde aynı, çekeni siz oldukça derece, çeşit ne önemi var ki?
Yazacak çok şey varken susmak. Evet tamda buydu bir ayı geciktir yaşadığım .
Vahşi bir hayatın içinde, korkularla yüzleşmek yerine ölü taklidi yapmak gibi bir şey. Ölmedim daha ama taklidini yapmak güzelmiş. Nefes bile almadan durmak, nefes almayı unutmak, unut gitsin demek, unutamadım unutamadım hala seni demek ama duymamak…
Bir duyulmak istiyorum dinleyesi geliyor insanın ama ne önemi var. Geçmişe bırakılmış bir adamın dediği gibi “ dün dündür bugün bugündür.” Oysa ki bilmiyor ki bu kadın dünle bugünü hep harmanlıyor hatta yarını da katıyor birbirine, cadı kazanı gibi beyninde kalbinde kaynatıyor.
Dumanım tüttü bir ara. Ve kimse görmedi. Gördü ama bir şey demedi. Dememesi iyidi belki de, bilmeyenler oldu sebebini sıkıntımın. Hatta gözyaşlarıma bir sınır biçtiler. Oysa ki şarkılar bile dedi yıllarca gözyaşlarımı bitti mi sandın diye…
Geçer dediler mesela. Hastaya iyi olucaksın derken ki gözlerinde olan yansımayla. Hani acıma ile keşke iyi olsa arasında kalmış bir duygu vardır ya, aynen öyle. Sürünmesin ölsün diyen de vardır bak. Onlar daha gerçekçi.
Ah gerçekler.
Kabul ettiğim, bildiğim, sahiplendiğim , yaşadığım gerçeklerin yüzüme tokat misali vurulmasının acısını yaşadım uzun bir süre. Geçer demişlerdi hani
Geçer elbet.
Her şey bitiyor nasılsa, her şey geçiyor.
Çanakkale geçilmez dediler, yetti mi misal?
Şimdi iyiceyim.
İyilik nedir sorusunun cevabı olmadan “iyiyim” sözünü sahiplendik çoğumuz. Varsın bende sizden olayım.
İyiyim.
Bir beden daha geçti içimden.
Bir tene yakın ama uzak oldum gene.
Ya vardım ya hiç olmadım.
Uslanmadım, ders almadım.
Dert edindim, derman olmadım.
Kimsenin derdi, dermanı olamadım.
Kendimleyim.kendi başımı ben yedim.
16 Temmuz 2011 Cumartesi
hayal kurmak iyidir

düşünüyorum kendimi böyle
evet aynı resimdeki gibi
sonra bu bir hayal mi diyorum
oysa ki hayal kurmak güzel, karşındaki deli deyince gülümsemenizi sağlıyor bu hayaller.
hayalim ol diyorum
hayal olalım
nasıolsa gerçekleşme ihtimali bizim gerçekliğimize bağlı
eğer varsak, var olduğumuzu biliyorsak birbirimizin
o zaman hayal gerçek olur
ve bazen herşeye rağmen gerçekler çok güzeldir.
15 Temmuz 2011 Cuma
kral çıplak

bazen gerçekleri sevmiyorum.
bildiğim gerçekleri yok sayıyorum. diyorum biraz uzak dursunlar benden, şu anın tadını kaçırmasınlar.
gene öyle oldu işte.
kabul etmek istemediğim ya da kabul edip kenara ittiğim gerçekler önüme çıkıyor.
biri bağırdı birden
kral çıplak
biliyordum oysaki, benim dışımda onunda bilmesi belki de canımı sıktı.
gerçekler hep var
ama keşke biraz daha uyuyup öyle uyansaydım.
beynimin en olmadık yerine battım şimdi.
çıkışım güzel olsa bari
bu arada evet kral çıplak
ve gerçekler cidden acı
7 Temmuz 2011 Perşembe
midede kelebeklerin uçuşması

mide lan bu ,ekmek olur su olur falan filan diyordum ama değilmiş öyle işte, insanların bildiği varmış. bir günlük ömrü olan kelebekler bile bir süre midede takılabiliyormuş. heyecanın sevgi hali belki de canlı kılıyor birdenbire midede onları.
beklemediğiniz anda belki de beklediğiniz ya da yok canım daha neler diyebileceğiniz bir cümleyi duymanız, bir gülümsemenin farkına varmanız var kılıyor kelebekleri. heyecan sevgiyle birleşince oluyor ama bu. sanki kelebek sevgi demek oluyor. mide kalbe bile dönüşebiliyor. ya da bir bağ oluyor allahım, midede kelebek etkisi, kalp desen kelebek kanatı çırpışı gibi atıyor. güzel bir hismiş. hep böyle kalsın diye heyecanla kelebekler ağzınızdan çıkmasın diye bir eliniz ağzınızda diğer el kalp mide arasında gelip gider halde yaşıyorsunuz bir ara.
kelebekler hiç ölmesin.
anne- babanın götüne girme imkanı

göze girmek ile göte girmek arasında ince çizgi var mı bilmiyorum. ince çizgileri hiç sevmedim zaten.
kaba bir başlık mı oldu tedirginliğiyle başlasamda yazıya aslında hayatın bana kaba davrandığını düşünmeden de edemiyorum.
göze giremediğimin farkındayım, şimdi bildiğiniz, bildiğim şeyleri yazmanın anlamı yok. olmadı işte beceremedim. ama sanırım göte girme durumunu başaracağız.
merak ediyorum anne ve babamın içine o daracık delikten girebilir miyim?
amman dizimizin dibinde olsunlar, amman sağlıklı olsun yanımızda olsunlar
amman kötülük gelmesinler
çalışsın işi ne demeler
bla bla bla
merak ediyorum birazdan annemin götüne girebilecek miyim? napıcak beni, ne olucağım ben böyle? ne bekliyor nedir istediği?
ne kadar moderniz biz, ay ay modunda olsalarda
hala akşam ezan vakti kız dediğin evde olmalıdır bizimkilere göre.
hala annem beyaz gelinlik hayali kuruyor benim için, hatta bu ara fazlaca bir ah ah kızlarımı evlendirsem modunda
ah anne bilmiyorsun işte...
bedeninden çıkardığın sen gibi bile kokamıyor bazen, sen gibi nasıl hissetsin?
aslında çok gerginim şuan, sövmelerim var ama gereği yok ki hiçbir şeyin.
evdeyim
hem ah bu kız hep evde oturuyor, şu lanet bilgisayarın başında diyorlar hem dışarı çıkışları sınırlar içine alıyorlar.
sınırsızlığın olmadığı bir dünya da her şeyi düşünne, sınırsızlığı seven beynimden kendimi vurasım var.
susmalı şimdi
hala merak ediyorum
şimdi annemle babama hadi desem götlerine girebilecek miyim? alabilecekler mi beni içlerine?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)