sabah sabah delleniyorum yine. böyle noeldi, yılbaşıydı muhabbeti başladı mı bana bir şeyler oluyor son bir iki yıldır. ay işte yeni yıl yepyeni umutlar demek, aşk demek, yapılan hataları silmek, yeniden başlamak demek o demek bu demek şu demek...
anlamıyorum ya, sordunuz mu gelen yıla? aga biz senden pek bir ümitliyiz ama kaldırabilecek misin bizim garip hayatımızı? geçen sene yedik bir boklar, hatalarımız oldu canımız acıdı, gerçekten yanında gelirken yeni umutlar var mı? sorsana anacım. yemiyor değil mi? biliyorsun işte yeni yıl hiç bir şey getirmiyor.
ha tabiki 31 aralık gecesi herkes bütcesine göre ki bunun sebebini anlamam patlayıncaya kadar yeme, içme derdinde olacak. ne bu şimdi? eski yıldan ne koparsam kar mı?
yapmayın güzel kardeşim, etmeyin.
olmuyor işte , sen adam olmadıkça her gün yeni bir yıla girsek yine bir bok olmayacak.
niye bu her şeye anlam katma sevdası.
keşke bugün donsak, zaman duruverse. hani bu sene pek moda oldu, anımsandı. hani bir göt korkumuz var ya , maya takvimi 2012 ne olcaz lan muhabbeti.o takvim 2012yi beklemesin anacım. bu gece hadi en geç 31 aralık sabahı tak diye dursun, bitsin.
mayalar canlansın , ağacım affet bir hesaplama hatası yapmışız. bugünmüş, bitmiş desin.
desin de her gelen yıldan umut bekleyene ne oldu yarağam diyim? ne olur.
hayatım boyunca hiç bir yeni yıl bana umut getirmedi, 31 aralık gecesi de iyi geçmedi hiç.geceden bir şey beklememek lazım gerçi.
ya o gece çok içtim uzun süre baş ağrısı sersemlik yaşadım, ya tüm akraba hısım bizdeydi mutfakta bulaşık yıkadık, götümüz elimiz dondu, ya da öğrenciyiz, bilim aşkıyla yaşıyoruz olduk salak gibi ders çalıştık. bilemedik ki bu dünya da bir yere gelmişlerin sadece % 20 si çalışarak, zekasıyla osuyla busuyla gelmiş bir yere.
neyse dağılmıyım gene ben.
ama şu yeni yıl yeni umut cümlelerinden, gelecek yıldan beklentilerden , eski yıldan öğrendikleriniz sorularından nefret ediyorum.
31 aralık gecesi 00.00 olupta yeni yıl yeni yıl hoba dedikten sonra( ki nasıl iş anlamam bazı tv kanalları bir diğerinden bir iki dakika sonra yeni yıl hoba diyor, düşünün kimseye eşit vakitte gelmiyor bu yeni yıl denilen şey. atv binasına adım atarken kanal d poposunu bile göremiyor misal yeni yıl denildiğinde resmedilen genç çocuğun) gene mi geldin lan sen ? diye atlıyacağım. hatta sokağa kendimi atıp sövüp saymak istiyorum.
işin özü dostlar, gelmesin bu yeni yıl. yeni umut yeni her neyse.
hayatta hep yeni gelen eskiyi aratıyor nasılsa. o yüzden ben bu sene yediğim kazıklara, popoya girip açılan şemsiyelere, yalan dostlara, bilmem ne meraklısı sevdicek adaylarına...çok alıştım ben. artık kimin ne yapacağını bilir gibi oldum. mümkünse kalalım biz burda. yeni yılda gelen bu senekinden beter şeyleri kaldıracak bir şeyim kalmadı.
neyse
ne diyorduk, gene mi geldin sen lanet olası yeni yıl? bi siktir git afedersin. bu sene yokuz, kapalıyız anam.
30 Aralık 2009 Çarşamba
29 Aralık 2009 Salı
sadece gri bir duman
sadece gri bir duman , işte bu siyah gecede bana kalan.
gitmelerden hep korktum ben. kalan olmak can sıkıcıydı hep. zaten hep ben ve bensizliğim başbaşaydık. o yüzden sanırım hep giden oldum kalan değil. anlayınca birşeyler yanlış hemen ürküp gittim.
savaş baltalarımı hep gömerek gittim.
biliyorum bu gidişim ağır geldi hem bana hem sana.
şimdi siyah bir gecede dumanlı bir mekanda şişedeki mutluluklarla sigaradan çıkan dumanlarla boğuyorum kalbimi.
sensizliği seçen her zerre mi eziyorum, kirletiyorum.
masumiyeti sevgiyle kazanmıştık oysaki
lakin şimdi en beteri, pisi, kötüsü olmalı insanın. ayrılık bunu gerektirir çünkü. kalan olmaktan korkup gitmeyi secen ben, artık dünyanın en kötü insanı.
27 Aralık 2009 Pazar
sen
dudaklarınla dokunduğun kalbimi,
yakmayı görev bilen sana,
dur yapma diyecek gücü bulduğumda,
yanımda olsana...
yakmayı görev bilen sana,
dur yapma diyecek gücü bulduğumda,
yanımda olsana...
yokluğumun resmi
hey adam,
uyandığında elini attığın taraf boş bilesin.
sanma ki mutfakta bu kadın çay demliyor.
dert yüklü yüreğini alıp usulca gidiyor.
hey adam,
kalktığında arama odalarda beni.
şarkı söyleyen bir kadın yok duşta, bakma.
ıslak yüzüyle, gözyaşlarıyla akıyor sevdan içinden.
hey adam
baktığında dolabımıza, eşyalarına şaşırma.
yarısı gitmiş kadın elbiselerini arama.
gördüğün bu dağınık oda,
saçılmış askılar halıya,
yokluğumun resmidir,
tekedilmiş olduğunu anlaman izin benim çizdiğim.
uyandığında elini attığın taraf boş bilesin.
sanma ki mutfakta bu kadın çay demliyor.
dert yüklü yüreğini alıp usulca gidiyor.
hey adam,
kalktığında arama odalarda beni.
şarkı söyleyen bir kadın yok duşta, bakma.
ıslak yüzüyle, gözyaşlarıyla akıyor sevdan içinden.
hey adam
baktığında dolabımıza, eşyalarına şaşırma.
yarısı gitmiş kadın elbiselerini arama.
gördüğün bu dağınık oda,
saçılmış askılar halıya,
yokluğumun resmidir,
tekedilmiş olduğunu anlaman izin benim çizdiğim.
23 Aralık 2009 Çarşamba
düşünüyorum seni
düşünüyorum seni ,
en olmadık zamanlarda,
en yok olduğun,
en habersizken benden mesela
düşünüyorum seni,
gelmişsin,
bir masa kurulmuş sanki en güzelinden,
istediklerin hep yerli yerinde,
sen karşımda,
ben bir hayali gerçek kılınmış ,
kız çocuğu telaşında
düşünüyorum seni,
belki yoksun,
belki olmadın, olmayacaksın.
belki yasaksın ya da tuzak mesela
düşünüyorum seni,
uzanmışsın,
geniş bir yatak olmuş kaldığın,
hani filmlerdeki gibi tüllü, tüylü
dalmışsın hiç hayal etmediğin bir rüyaya
ben ise gerçek kılma kaygısında
hep istediğin bir dileği o anda....
en olmadık zamanlarda,
en yok olduğun,
en habersizken benden mesela
düşünüyorum seni,
gelmişsin,
bir masa kurulmuş sanki en güzelinden,
istediklerin hep yerli yerinde,
sen karşımda,
ben bir hayali gerçek kılınmış ,
kız çocuğu telaşında
düşünüyorum seni,
belki yoksun,
belki olmadın, olmayacaksın.
belki yasaksın ya da tuzak mesela
düşünüyorum seni,
uzanmışsın,
geniş bir yatak olmuş kaldığın,
hani filmlerdeki gibi tüllü, tüylü
dalmışsın hiç hayal etmediğin bir rüyaya
ben ise gerçek kılma kaygısında
hep istediğin bir dileği o anda....
düşüyorum
düşüyorum ,
en olmadık zamanlarda hem de
bir bakıyorum yerdeyim.
dizlerim yara bere içinde
düşüyorum
en beklenmedik yollarda hem de
oysaki güvenli diye atmıştık adımı.
bir bakıyorum toz içinde üstüm başım
düşüyorum,
en tanıdığım insanların yanında hem de.
destek çıkarlar sanmıştım .
bir bakıyorum gölgeleriyle kararıyorum.
düşüyorum,
en boşvermiş anım da hem de
işte o an kabulleniyorum.
düşe düşe rüyalardan uyanıyorum,
gerçeği gerçek kılıyorum...
en olmadık zamanlarda hem de
bir bakıyorum yerdeyim.
dizlerim yara bere içinde
düşüyorum
en beklenmedik yollarda hem de
oysaki güvenli diye atmıştık adımı.
bir bakıyorum toz içinde üstüm başım
düşüyorum,
en tanıdığım insanların yanında hem de.
destek çıkarlar sanmıştım .
bir bakıyorum gölgeleriyle kararıyorum.
düşüyorum,
en boşvermiş anım da hem de
işte o an kabulleniyorum.
düşe düşe rüyalardan uyanıyorum,
gerçeği gerçek kılıyorum...
22 Aralık 2009 Salı
aşk
aşk
onun mısralarının arasında gizli
benim gülücüklerimde
o kaçıyor
ben kovalıyorum
ve aşk
en olmadık zamanda kulağımıza gelen şarkı oluyor
başlıyoruz mırıldanmaya
onun dudaklarıyla
ben kalbimle eşlik ediyorum
ve aşk
o an o melodi de bizi bir arada tutup
dans ettiren şey oluyor...
onun mısralarının arasında gizli
benim gülücüklerimde
o kaçıyor
ben kovalıyorum
ve aşk
en olmadık zamanda kulağımıza gelen şarkı oluyor
başlıyoruz mırıldanmaya
onun dudaklarıyla
ben kalbimle eşlik ediyorum
ve aşk
o an o melodi de bizi bir arada tutup
dans ettiren şey oluyor...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)