gelme eylül
sen gelince sonbaharda geliyor işte
önce ellerim üşüyor sonra kalbim
gelme eylül
sen gelince rüzgarda esiyor işte
önce saçımı savuruyor sonra günlerimi
gelme eylül
sen gelince yapraklar soluyor işte
önce kuruyor sonra dökülüyor
sonra birileri gelip onu eziyor
gelme eylül
sen gelince yaşanmamış aşklarım diriliyor...
26 Ekim 2009 Pazartesi
aslında sen hiç sevmedin
aslında sen hiç sevmedin
tüm bu olanlar bir yanılgıydı
belki de bir hayal
aslında sen hiç sevmedin
tüm bu sevişmeler mesela olmadı
belki sadece bir masturbasyondu
aslında sen hiç sevmedin beni
tüm mesajlar çekilmedi mesela
belki hepsi sadece beyindeydi
aslında sen hiç sevmedin beni
sevseydin şimdi boş yatakta
çalmayan bir telefonla kalmazdım
tüm bu olanlar bir yanılgıydı
belki de bir hayal
aslında sen hiç sevmedin
tüm bu sevişmeler mesela olmadı
belki sadece bir masturbasyondu
aslında sen hiç sevmedin beni
tüm mesajlar çekilmedi mesela
belki hepsi sadece beyindeydi
aslında sen hiç sevmedin beni
sevseydin şimdi boş yatakta
çalmayan bir telefonla kalmazdım
korkunçtur yalnızlığımız
korkunçtur yalnızlığımız
bir orman sessizliği gibi mesela
ya da bir çığlık gece yarısı yankılanan
korkunçtur yalnızlığımız
bir olmayı bilemezken
ikiye kadar saymayı unutan küçük çocuk rüyası gibi
olan biten herşey
korkunçtur yalnızlığımız
sadece kendimizle yüzleştiğimizden..
bir orman sessizliği gibi mesela
ya da bir çığlık gece yarısı yankılanan
korkunçtur yalnızlığımız
bir olmayı bilemezken
ikiye kadar saymayı unutan küçük çocuk rüyası gibi
olan biten herşey
korkunçtur yalnızlığımız
sadece kendimizle yüzleştiğimizden..
25 Ekim 2009 Pazar
uzaktaydık
uzaktaydık aşka
sen yaralı
ben yaraları merak eden bir kız
uzaktaydık
sen bana , ben sana
uzaktaydık işte
ne sonahar yakındı ne ilk bahar
mevsim kış
kar yağsa mutlu olurduk oysaki
ama yağmadı
uzaktaydık
yağmur yağsa ıslansa üşürdük
ama üşürken heyecan da duyardık oysaki
yağmurda yağmadı
uzaktaydık berekete, yeşilliğe
kuraklık vardı dört bir yanda
uzaktaydık ırmaklara
o yüzden dalamadık sanırım aşka...
sen yaralı
ben yaraları merak eden bir kız
uzaktaydık
sen bana , ben sana
uzaktaydık işte
ne sonahar yakındı ne ilk bahar
mevsim kış
kar yağsa mutlu olurduk oysaki
ama yağmadı
uzaktaydık
yağmur yağsa ıslansa üşürdük
ama üşürken heyecan da duyardık oysaki
yağmurda yağmadı
uzaktaydık berekete, yeşilliğe
kuraklık vardı dört bir yanda
uzaktaydık ırmaklara
o yüzden dalamadık sanırım aşka...
dokun...
dokun
işte tüm yaralarım meydanda
bir kısmı hala kanamakta
dokun
küçük bir çocuk gibi başım
okşa saçımı
belki de sarıl biraz.istediğim bu da olabilir işte
dokun
tut elimi kaldır yerimden beni
dans edelim sonra
kolların olsun
yaralı ruhumda
dokun
işte tüm sancılar içinde ruhum şurda
yap bunu dokun en derin olan kısımlarıma
dokun, korkma dokun da al
işte tüm yaralarım meydanda
bir kısmı hala kanamakta
dokun
küçük bir çocuk gibi başım
okşa saçımı
belki de sarıl biraz.istediğim bu da olabilir işte
dokun
tut elimi kaldır yerimden beni
dans edelim sonra
kolların olsun
yaralı ruhumda
dokun
işte tüm sancılar içinde ruhum şurda
yap bunu dokun en derin olan kısımlarıma
dokun, korkma dokun da al
24 Ekim 2009 Cumartesi
avuçlarımda alevsin
dudaklarım da bir ateş
avuçlarımda alevsin diye gidiyordu şarkı...
aynı şarkıda ki gibi hayatta bazı şeyler bazı yerler bazı insanlar var ki hep tehlike demek birileri için.
aşk demek avuçlarımda alevsin demek. insan aşkı bir heyecanlı çocuk gibi , bir yavru kuşu bir civcivi avuçlar gibi avuçluyor heyecanla, ürkerek, sevinerek... sonra sıcacık oluyor avucu, oradan bedenene yayılıyor tüm bu sıcaklık, kalp başlıyor avuçtaki aşk kadar sıcak olmaya...
avuçlarımda alevsin demek tüm bu heyecanı bana veren sensin demek aslında birazda.
bana tüm bu sıcaklığı bu heyecanı bu ürkekliği armağan eden sensin demek...
yanacağını bile bile alevi avuçlamak sen demek aşk demek...
avuçlarımda alevsin diye gidiyordu şarkı...
aynı şarkıda ki gibi hayatta bazı şeyler bazı yerler bazı insanlar var ki hep tehlike demek birileri için.
aşk demek avuçlarımda alevsin demek. insan aşkı bir heyecanlı çocuk gibi , bir yavru kuşu bir civcivi avuçlar gibi avuçluyor heyecanla, ürkerek, sevinerek... sonra sıcacık oluyor avucu, oradan bedenene yayılıyor tüm bu sıcaklık, kalp başlıyor avuçtaki aşk kadar sıcak olmaya...
avuçlarımda alevsin demek tüm bu heyecanı bana veren sensin demek aslında birazda.
bana tüm bu sıcaklığı bu heyecanı bu ürkekliği armağan eden sensin demek...
yanacağını bile bile alevi avuçlamak sen demek aşk demek...
18 Ekim 2009 Pazar
dudak kenarındaki BEN
ayrılmadan önce bol bol öptüm seni
son bir hatıraydı kendimce
ne zaman özlersen bak yüzüne
bak işte orada
dudağının kenarındaki ben...
son bir hatıraydı kendimce
ne zaman özlersen bak yüzüne
bak işte orada
dudağının kenarındaki ben...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)